Bir Hikaye
YEDİ EV ARASINDA DOLAŞAN KOYUN KELLESİ: iNFAK -12 By Fuat ÇİÇEKLİ 329 İbn- Ömer(r.a) anlatıyor: ‘’Yedi ev vardı, hepsi de yoksuldu. Birisi bu evlerden birine bir koyun kellesi gönderdi. Ev sahibi, komşusunun daha muhtaç olduğunu düşünerek kelleyi komşusuna gönderdi. İkinci komşu da aynı düşünceyle üçüncü komşuya gönderdi. Bu şekilde kelle yedi ev arasında dolaştıktan sonra tekrar ilk hediye edildiği eve gönderildi. Benzer bir dolanım Uhut şavaşnda yaşanmıştır: Uhutta savaş sonrası şehitler ve yaralılar toplanmaktadır. O esnada biri ‘’Su !’’ diye bağırmaktadır. Suyu yaralıya vereceklerken öbür taraftan bir ses: ‘’Su !’’ sesi gelmektedir. Kanlar içinde, ateşin sıcaklığı altında ve ciğeri yanan bu sahabi suyu bir başkası belki kendinden daha çok suya ihtiyacı vardır, diye işaret ederek suyu o çağırana götürmesini ima eder. Böylece birkaç kişi bu şekilde inlerken ve suyu birbirlerine havale ederken son içmek isteyenin yanına vardıklarında gazinin şahadetiyle karşılanır. geriye dönüp bir öncekine vermek isterler, onun da öldüğünü,bir öncekine varırlar onun da öldüğünü , sırasıyla her birisinin suyu içmeden kardeşi, içsin düşüncesiyle, şehit olurlar. Cenabı Allah ‘’ Kendi canları çektiği halde; yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.(İnsan-8) “kendilerini zaruret sıkıntı içinde olsalar bile onları diğerlerini kendilerine tercih ederler” buyurmuştur (haşr/9) Hasan Basrî şöyle demiştir: “Eğer Allah dileseydi, hepinizi zengin kılar, aranızda bir tek fakir bırakmazdı. Fakat Allah Teâlâ bir kısmınızı diğer kısmınızla denemek istedi′. Lokman Hekim, oğluna ′Bir günah işlediğin zaman, hemen akabinde sadaka ver′ demiştir. İbn Mes′ud şöyle anlatır: Bir adamcağız yetmiş sene Allah′a ibadet ettikten sonra kötü bir şey yaptı, o yetmiş yıllık ibadet yandı. Sonra bir miskinin yanından geçerken ona bir ekmek sadaka verdi. Bu sadakanın hürmetine Allah Teâlâ onun günahını affetti ve yetmiş senelik amelim kendisine iade etti…′ Miskin, bir iki hurma, bir iki lokma vermek suretiyle kapıdan giden kimse değildir. Miskin, haysiyetini koruyan bir kimsedir. Şu ayeti okuyunuz: ′Onlar iffetlerinden ötürü insanları rahatsız edip bir şey istemezler′. ( Bakara- 273) Bir müslümanı giydiren bir kimse, giydirdiği müslümanın sırtındaki elbiseden bir yama kalıncaya kadar, Allah′ın koruma ve himayesinde bulunur. Urve b. Zübeyir şöyle demiştir: Hz. Ayşe’nin elbisesi yamalı olduğu halde elli bin dirhem sadakayı fakir fukaraya dağıttı′. Yunus Emre bir şiirinde: Bir miskine vardın ise bir eskice verdin ise Yarın orda karşı gelir Hak libasın giymiş gibi Bir hastaya vardın ise bir yudum su verdin ise Yarın orda karşı gelir Hak şarabın içmiş gibi Konu ile ilgili hadisler: Allah Teâlâ sadakasını en iyi şekilde veren kulun, geride bıraktığı malına en iyi şekilde bereket ihsan eder.Her insan (kıyamet gününde) hemcinsleri arasında hüküm verilinceye kadar sadakasının gölgesinde durur Bir hurma ile de olsa sadaka veriniz. Çünkü sadaka olarak verilen o hurma, açın ihtiyacını giderir. Suyun ateşi söndürmesi gibi günahı da söndürür.(Müslim) Bir hurmanın yarısıyla olsa bile sadaka vererek ateşten korunun. Eğer yanınızda sadaka verecek birşey yoksa dilenciyi güzel bir sözle savuşturun.(Müslim) Bir müslümanı giydiren bir kimse, giydirdiği müslümanın sırtındaki elbiseden bir yama kalıncaya kadar, Allah′ın koruma ve himayesinde bulunur.(Müslim)

Fuat Çiçekli
Beğen
 
Reklam
 
AĞLARBABA
 
İRŞADİBABA
 
Bugün 1 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=